Slazzbo yazdı: 30 May 2025 22:09
Uzun uzun anlattığın için teşekkür ederim, daha uzun olsa yine okumak isterdim

… Ben genel olarak rap müzikle uğraşıyorum, çaldığım bir müzik aleti olmasa da bulduğum free beatler üzerine bir şeyler üretiyorum. Sanırsam sürekli olarak pratik yapmak bu işte gelişmenin tek yolu.
Eyvallah, ben de aslında oldukça amatörüm, eksik olduğum alanlarda kendimi geliştirmeye çalışıyorum.
viewtopic.php?p=371#p371
Şu başlıkta yaptığım öneriyi bir adım ileriye götüreyim. Bu arada bu yazıyı görünce hızlı bir deneme yapayım dedim, rap dinlediğim bir tarz değil, üretme odaklı yaklaştığımda da çoğunlukla hedeflediğim ve doğrudan düşünüp/konuşabildiğim bir şey değil. Hızlı bir deneme yapmak istedim. Aklıma direkt Faure'nin Pavane'ı geldi, yukarıda da kendi cover'ladığım Pavane'ın varyasyonları vardı. (Beste public domain olsa da, orkestraların, insanların kayıtları public domain değil, public domain olabilmesi için copyright süresini aşacak kadar eskiden kaydedilmiş olması lazım)
zorlama bir şekilde şunu yazdım, rap'in zor ve ritm konusunda çok da iyi olmayan bir tür olduğu tekrar ortaya çıkmış oldu,
Kod: Tümünü seç
gördüm seni uzakta,
bitmeyen bu kavga,
kaybolur nasılsa,
geçmeyen nasırsa,
her nasıl, nasılsa?
uzakta, uzaktan gelir hoş
davulun sesi, bir elin nesi
iki elin sesi, bilmem kimin fesi
messi, bu adam neyin nesi
Örnek iki sözlü rap cover
https://suno.com/s/vClyKGZ2MRFxKuIa
https://suno.com/s/GlRN4mljjacMVw0d
İkisinde de Pavane arka plan olarak kullanılamamış. Sözlerin arka planın ölçülerine ve ritmik yapısına çok iyi oturması lazım. Söz yazarken bazen müziğin üzerine düşünerek kondurmaya çalışırsın, rap'te bu bir tık daha zor çünkü fast forward takıldığın için beynin bu hıza ayak uydurması zor. beste, arka plan müziğinden önce söze odaklanmak da iyi bir alternatif olabilir bu anlamda. Bir diğer çözüm de şarkıyı yavaşlatıp sözü öyle yazmaya çalışmak olabilir, önemli olan yorumlarken hızlı söylenmesi sonuçta.
Slazzbo yazdı: 30 May 2025 22:09
İyi ve farklı bir şey yapmam gerekiyor ki kendimi başka insanlara da kanıtlayabileyim.
Çünkü bu sektörde uğraşan ve henüz tanınmayan çok fazla insan var, rekabette çok fazla.
Evet bu kısım harcadığın eforun sonucundan beklediğin ile alakalı biraz. Kimimiz bu noktada fazla sabırlı değiliz, kimimiz de tam aksi. Sadece "iyi ve farklı bir şey" de yeterli değil müzik piyasası için maalesef. Senin en kötü söz ve besteni ünlü birine ver söylesin, her türlü senin ulaşabildiğinden çok daha büyük bir kitleye ulaşır en basitinden. 80'lerde ucuz synth'ler ile yapılan müzikleri hala dinliyoruz, zamana yenik düşecek parçalar diye yayınlamaktan çekinmemişler. Çok boyutlu bu işe ciddi emek sarfediyorsan bir boyutunda en azından iyisindir/iyiyim diye düşünmek lazım biraz da. Dijital yayıncıya bir tık fazla para verme durumu varsa mesela kendi ürettiğin uyduruk artist'e ghost writing yaparak da yayınlayabilirsin mükemmel bulmadığın eserlerini.
Slazzbo yazdı: 30 May 2025 22:09
Sizin şarkı yazarken kullandığınız bir taktik var mı acaba ?
Misal önce nakaratı yazıp sonra verse kısımlarını yazmak gibi veya melodi ve ritme göre 5 kelime belirleyip o kelimelerle hikaye oluşturmak gibi…
İki şekilde gelişiyor bende süreç, ilham kaynaklı ve üretme odaklı... en çok oluş şekline göre sırasıyla,
1 - %40 - (ilham kaynaklı) - gündelik hayatta sıradan bir şekilde mırıldandığım veya duyduğum bir şey üzerine çağrışım ile aklıma kısa bir melodi geliyor. bugün için mesela örnek tv'deki "kendi yolumda" isimli filmin ortalarında bir yerlerinde duygusal bir sahnede çalan bir müzik doğrudan bende bir şeyler çağrıştırdı. Bu noktada benzer akor yürüyüşüne sahip ancak farklı bir tarz, farklı bir melodi insanın aklına gelebiliyor.
film, burada konuştuğumuz bazı şeylere de temas ediyormuş, tv'de ortasından girip, bir miktar izleyip çıktım.
https://www.beyazperde.com/filmler/film-278627/
2 - %30 - (üretme odaklı) Eline klavyeyi/gitarı alıp spontane bir şeyler çalarak (ben de iyi değilim, kendime yetecek kadar çalıyorum). hooktheory gibi akorların incelenebildiği sitelerden bir gam seçip o gamın en popüler akorlarına ait popüler yürüyüşleri deneyip o an aklıma yatan biri ile ilerleyip daha önce çalışmış olduğum belli şarkı yapılarına bunları oturtarak. akorları önce yazıp şarkı yapısını oluşturduysam o akorlara uygun lead vocal melodilerini kulaktan oluşturuyorum (armoni öğrenmiş olanlar daha sistematik bir şekilde yapabilir) Olay melodi ile başladıysa da tam tersi akor uyduruyorum.
Bu ve üstteki durum için çoğunlukla vokal melodiyi oluşurken sözlerin nasıl oturacağı ile çok fazla ilgilenmiyorum. Enstrumantel kısmı dinleyip de söz kondurmaya çalıştığımda ister istemez şarkının yapısı da tam olarak oturmuş oluyor, verse neresi olur, chorus neresi olur bu da çoğunlukla melodiye göre ama bazen de söze göre kendini belli ediyor. Bu noktada ister istemez dönüp müzik üzerinde hecelemeler tutsun diye nota zamanlamaları, nota azaltma, arttırma gibi değişiklikler de yapmak gerekebiliyor.
3 - %10 - (üretme odaklı) Elde söz var, besteyi ben yapayım, prodüksiyonu kısmet. Bu ve aşağıdaki madde için mesela babamın 3 cilt şiir kitapları sağlam ve otantik bir kaynak. Benzer şekilde kendi yazdığım şiirler veya artık halka malolmuş şiirler. Burada genelde şiirde nakarat olacak kısmı belirlemek önemli oluyor, bazen şiirlere ufak dokunuşlar, yapısal değişiklikler yapmak gerekebiliyor. bu konuda şurada bir kaç kelam etmiştim :
https://eksisozluk.com/entry/160791978
Orada mesela kendi bestelediğim versiyonu (henüz seslendirmek kısmet olmadı) vermemişim, şurada :
https://www.youtube.com/watch?v=dvZXdjvHWNQ Değiştirdiğim haliyle şiiri elinize aldığınızda parçaya direkt oturduğunu göreceksiniz. Eldeki şiirin esiri olmadan, onu biraz evirip çevirip de güzel sonuç elde etmek mümkün. Her şiirde bir zaman olgusu olacak diye de bir kaide yok, hatta olsa dahi ona uyulacak diye de bir kaide yok. Dolayısıyla mısraların yerleri de değiştirilebilir, şiir buna imkan tanıyor.
4 - %10 - (üretme odaklı) Elde söz var, besteyi, prodüksiyonu başkası yapsın (örn. yapay zeka)
5 - %10 - (üretme odaklı) Bildiğim, beğendiğim bir parçaya remix/cover. Bu da üreten kişinin kendisini geliştirebileceği devasa bir alan. Mevcutun sözlerini değiştirme, farklı tarza çevirme. Enstrumantel parçaya söz yazma. Bu tarz şeyleri başıma dert açılmasın diye soundcloud hesabımda yayınlıyorum.
Slazzbo yazdı: 30 May 2025 22:09
Bazı insanlar olayı yaşamadan şarkı yazamazsın diyor, ben o tarz insanlara katılmıyorum. Sonuçta yaptığımız şey yaratıcılık işi kafanda iyi bir hikaye tasarlayıp onu müzikle aktarabilirsin bence.
Öyle olsa hanım çoktan boşamıştı beni

Gerçi bazı yayınladığım parçalarda özellikle bu soruyla karşılaşıyorum, babamın şiirlerinden ürettiğim eserler olduğu için kurtarıyorum. Doruk hocanın da söylediği gibi bir yerden sonra bir kas gibi çalışmaya başlıyor sistem. İlle de yaşamak gerekmiyor ancak kamera önünde rol yapan kişi aynı duyguyu hissederek oynadığında nasıl daha gerçekçi oluyorsa bu da biraz öyle, şu an yaşamamış olsanız da geçmiş yaşantınızda beyninizde kodlanmış örüntünün duygusunun (hormonlarının) üstünde çalıştığınız işle örtüşmesi bunu yaşamayan birine kıyasla olaya dikkat / yapılandan keyif alma / odaklanma şeklinde yansıyor. bu duyguyu daha önce de hissettin, bozma devam et, daha fazla konsantre ol şeklinde yönlendiriyor muhtemelen beyin. İstisnai şeyler yapmak için cevabım evet, seni benzer döngüye sokacak şeyleri geçmişte yaşamış olman gerekiyor.
Slazzbo yazdı: 30 May 2025 22:09
Kitap ve film izlemekte yapılması gereken faliyetler arasına giriyor sanırsam. Çünkü farklı farklı karakterler, farklı farklı dialoglar ben de bir şeyler uyandırabilir. Kısaca dille iç içe olunması gerek herhalde.
Duygusunu hissede hissede tüketmek pek tabii çok anlamlı. Muhtemelen çocukluk yaşlarından beri gelen bir şey. Akademi okumak gerekmiyor, peder'in mesleği şoförlüktü, gençliğinde köyde mecburen çiftçilik yapmış, ilkokulu dışarıdan bitirmek zorunda kalmış. Kitap okuduğunu, film izlediğini sanmıyorum, radyo ve plaklardan beslenmiştir. Bir de beğenilme isteği,
Kendi şiirinden :
Kod: Tümünü seç
Zaten şair olmak nemenem şey mi
Hayalci olurlar boştur cepleri
Sevip sevilmemek onların derdi
Bence de şoförden şair olur mu
Şu an medya bombardımanına tutulan bir bireyin beynindeki etkileşim ile görüntü olmadan sadece sesinden radyo tiyatrosu dinlemiş bir neslin beyninde yaktığı nöronlar ve kurduğu örüntüler / salgıladığı hormonlar ve bunların etkileri çok çok farklı. Bu yüzden, ne yaptığınız kadar nasıl yaptığınız da çok önemli.
Bu tıkanma işini nasıl çözeceğim gerçekten bilemiyorum. 1 tane bar yazıyorum hooop öyle tıkanıp kalıyorum

. Bazen aynı şey 1 tane verse yazdığımda oluyor.
Durumlar böyleli yani, yapmam gereken saçmada olsa alakasız da olsa o projeyi tamamlamak sanırsam
Ben takıldığım yerde sallıyorum, geri dönüp düzeltirim umuduyla, ya da rafa kaldırıyorum. Ama artık yapay zekayı istersen bir kanka gibi kullanıp işine çok bulaştırmadan her halttan anlayan bir tanıdık gibi kullanabiliyorsun. Bazen de az fazladır düsturu ile hareket etmek lazım, gerisi gelmiyorsa çok zorlamamak, eldekini nasıl efektif kullanırım yaklaşımını sergilemek de bir çözüm. Misal şarkıyı daha çok enstrumantel ama arada sözlerin de kullanıldığı bir formatta kurgulamak. İngilizcem iyi olmasına rağmen mesela bende de ingilizce söz yazmaya dair en ufak bir yetenek yok. Geçmişte müzikle bu kadar ilgili değilken dinlediğim c64 müziklerine söz kondururdum, bir kaç cümlenin ötesine geçemezdi genelde. Şimdi düşünüyorum da, o dili duymak/okumak/anlamak o dilde duygulara hitap eden bir eser çıkarmak için yeterli değil, benzer bağlamda dili kullanmış olmak da gerekiyor muhtemelen.